Site icon TeknoMaris

Kampüse dönüşte psikososyal destek projesi

kampuse-donuste-psikososyal-destek-projesi.jpg

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF) Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şebnem Pırıldar yürütücülüğünde hazırlanan sosyal sorumluluk projesi kapsamında, üniversitelilerin kampüse dönüş sürecinde yaşayabileceği olumsuzluklara ve bu olumsuzluklarla nasıl mücadele edilebileceğine yönelik öneriler paylaşıldı.

Pandemi nedeniyle üniversitelerde yüz yüze eğitime verilen ara 2021-2022 akademik yılında son buldu. Kampüse dönen üniversitelilere yönelik EÜTF Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şebnem Pırıldar yürütücülüğünde sosyal sorumluluk projesi hazırlandı. Prof. Dr. Pırıldar ile anabilim dalında görevli Dr. Selin Tanyeri Kayahan, Dr. Yunus Akkeçili, Dr. Aslıhan Demir, “Pandemi döneminde kampüse dönüş yeniden uyum sürecinde psikososyal destek” adlı proje kapsamında önemli bilgiler paylaştı. Ege Üniversitesi Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi ile işbirliğinde proje kapsamında hazırlanan videolarda, üniversitelilerin kampüse dönüş sürecinde yaşayabileceği olumsuzluklara ve bu olumsuzluklarla nasıl mücadele edilebileceğine yönelik önerilere yer verildi.

“MEVCUT DURUMDA İHTİYAÇLARA GÖRE PLAN OLUŞTURULMALI”

Salgın sürecinin kişilerin hayatında önemli değişikliklere yol açtığına dikkat çeken Prof. Dr. Pırıldar, üniversitelilerin uzun bir aradan sonra kampüslere döndüğünü hatırlattı. Stres tepkilerinin değişen koşullara uyum sağlamanın farklı yolları olduğuna değinen Prof. Dr. Pırıldar, “Bu yeni sürece uyum sağlamaya ilişkin korku ve endişeler olabilir. Uzun zamandır fiziksel aktivitenin azaldığı, sosyal izolasyon yaşadığımız bir süreçten geçiyoruz. Böyle bir dönemin ardından kalabalık bir ortama girmek zor gelebilir. Yaşadığımız küresel olayın öngörülemezliği, belirsizliği, endişe ve hayal kırıklığı duygularını artırabilir. Stres tepkileri değişen koşullara uyum sağlamanın farklı yollarıdır. Bu tepkiler kişiden kişiye değişir. Önemli olan mevcut durumda ihtiyaçlara göre bir plan oluşturabilmektir. Bu dönemde ihtiyaçların hızla değişebileceği unutmamalı” dedi.

“ZORLUKLARLA BAŞ ETMEK MÜMKÜN”

Şartlar mükemmel olmasa dahi zorluklarla baş etmenin mümkün olduğunu söyleyen Prof. Dr. Pırıldar, “Zorluklarla baş etmek ve devam eden hayata uyum sağlamak önemlidir ve bu mümkündür. Ne hissedildiği, hangi konularda zorlanıldığı hakkında düşünmek için biraz zaman ayırılmalı. Endişelerin kontrol edilemediği düşünülürse, bu duygular günlük hayatı, işlevselliği etkilerse profesyonel destek alınabilir. Proje kapsamında, kaygı düzeyinin artması durumunda neler yapılacağı, iyi yaşam alışkanlıklarının edinilmesi, zamanın iyi kullanılması, önceliklerin belirlenmesi ve bu önceliklerin dengeli bir şekilde planlanması, düzenli ve sağlıklı beslenme ile düzenli fiziksel aktivitelerin stresin etkisini azaltması gibi birçok konuya yer verdik” diye konuştu.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Exit mobile version